Samsun Barosunun Arabuluculuk Kanunu Tasarısı İle İlgili Görüşü

Çarşamba, 16 Mart 2011 22:56 yönetici
Yazdır

Öncelikle Arabuluculuk ihtiyaç sonucu doğmuş bir yol olarak düşünülmüş ise de; Arabuluculuk kavramı, olması gerektiği şekilde düşünüldüğünde 1136 sayılı avukatlık kanunun 35/a maddesinde vardır. Birçok avukat meslektaşımız bu maddeyi zaten işletmektedirler. Burada adı “Uzlaşma Sağlama”dır. Getirilmek istenilen Arabuluculuk adı altında belki yeni bir meslek türü geliştirmek olacaktır. Korkulan Adalete, avukatlık mesleğine, avukatlara, vatandaşa zarar verecek, güven duygusunu zedeleyecek, Adaletin dışında Adalete yabancı unsurları davet edici olmasıdır.

Ayrıca, Arabuluculuğun Anayasa’ya aykırı olması söz konusudur. Çünkü Anayasa’ya göre Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Bu yetkinin kullanılması meslekten Adli Yargı Hakim, Savcı ve İdari Yargı Hakim ve Savcılar maarifetiyle kullanır. Avukatlar da yargının kurucu unsurudur. Yetki kullanırken Mahkemelerin Bağımsızlığı ancak Hakim teminatı ile sağlanır. Arabuluculukta bağımsızlık ve teminat neye göre belirlenecek ve yaşatılacaktır.

Yukarıda belirtmeye çalıştığımız hususlar ve buna benzer sıkıntılarımızı ve çekincelerimizi belirterek, buna rağmen bu tasarının yasalaşması durumunda Samsun Barosunun “Hukuk Uyuşmazlıklarına İlişkin Arabuluculuk Kanunu Tasarısı” hakkındaki görüşlerini aşağıda yazılı olarak sunuyoruz.

Bugünkü konumuzla bağlantısı olduğu düşünülmese de Adli ve İdari Yargının yükünün azaltılması amacıyla, Adalet Bakanlığınca yürütülen taslak kanun çalışmalarında;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 598.maddesinde düzenlenen ve halen Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilmesi gereken veraset ilamları yine Medeni Kanun 164.maddesinde düzenlenen ortak konutu terk eden eşe gönderilecek ihtarnamenin Noterlere verileceğini basından öğrenmiş bulunmaktayız. Bunun mümkün olmayacağını çünkü belirtilen maddelerdeki Hukuki durum Yargısal bir faaliyettir. Yargı yetkisi kapsamında olan bu faaliyetlerin Yargı Kurumu olmayan Noterlere verilmesi Anayasa’nın 9.maddesine de aykırıdır. “İhtilafsız Yargılama” olan bu yargılamanın İhtilaftlı Yargılama haline getirileceği, yine veraset ilamlarında gerekli olabilecek bilirkişi incelemesinin istenmesinin Yargı yerine Noterlere verilmesi Yargıç güvencesini ve Adalete güveni sarsacaktır. Daha önce yaptığımız basın açıklamalarında belirttiğimiz gibi Yargının kurucu unsuru olan Barolar bu görevi yapmaya hazırdır. Bu görev ve yetkinin Barolara verilmesi daha uygun olacaktır. Çünkü Hukuk Eğitimi almış, bizatihi kendi işini kendisi yapan avukat yetkili noter katipleri ile iş yapan noterlerden daha ehil ve yetkilidir.
Saygılarımızla, 11.03.2011

Av.Necat ANIL
Samsun Barosu Başkanı